Abdi İpekçi Cd. No 61 Reasürans Han 2 Kat 5, Maçka, Harbiye, 34367 Şişli/İstanbul

Sperm Yumurtaya Nasıl Ulaşır

Çocuk sahibi olabilecek erkeklerde günde yaklaşık 200-300 milyon sperm üretilirken ancak bunların yarısı veya 100 milyonu canlı sperm haline dönüşür. Sperm erkek yumurtalıkları olan testislerde üretilmeye başladıktan 72 gün sonra epididime ulaşır. Epididim testislerin arkasında yoğun bir şekilde dolanmış durumdaki ince mikroskobik tüplerden oluşmuş, testisin hemen arkasında, testis boyunca uzanmış bir eklenti organıdır. Sperm epididim boyunca ilerlerken olgunlaşır, dölleme yeteneği ve kendi kendine hareket edebilme yetisi kazanır. Semen analizi haftalar önceki olayı yansıtır.

Boşalma sonrası semen önce koagüle olur, sonra 20-30 dakika içinde prostat enzimleri ile sıvılaşır. Meninin alkali pH’si spermleri vajen asiditesinden geçici olarak korur, vajinada kalan spermler iki saat içinde ölür. Spermlerin %35’i geri akımla kaybedilir. Boşalmadan 90 saniye sonra sperm rahim ağzından içeri rahime ulaşır. Spermlerin ancak % 1’i yumurta ile döllenme olayının gerçekleşeceği bölge olan kadının tüplerine ulaşır.

Kadınlık hormonu olan östrojen etkisiyle rahim ağzı yüksek oranda sulu mukus salgılar (>%96). Mukusun su oranı sperm geçişi ile doğrudan ilişkilidir. En yüksek sulu mukus üretildiği gün yapılan cinsel ilişkide gebelik oranı daha yüksektir.  Rahim ağzının mukusu hareketi kötü olan ve morfolojisi bozuk spermlerin geçişini engeller. Mukozal katlantılar rahim iç boşluğuna doğru uzanan kanallar oluştururlar.

Sperm rahim ağzındaki mukustan fallop tüplerine doğru 5 dakika içerisinde geçer. Spermler rahim ağzındaki kanallar içinde mukusun en optimal olduğu yumurtlama döneminde 1-3 gün yaşar, rahim ağzı spermler için 72 saate kadar depo görevi görür. Sperm vajinaya boşaldıktan sonra rahim ağzı, rahim ve tüplere doğru kendi hareketleri ile dakikada 2.7 mm ilerler. Tüplere 65-70 dakikada ulaşır. Sperm transportu yumurtanın olduğu taraftaki tübe daha fazladır.

 

 

 

 

 

Boşalma sonrası menideki 200-300 milyon spermden yalnızca bir kaç yüz adedi (<1000) yumurtanın yakınına ulaşabilir. Tüplerde sperm depolanmaz. Tüplerin iç yüzey hücreleri spermin dölleme yeteneği ve hareketliliğini korumak için en uygun ortamdır. Ancak spermlerin normal hareketi ve morfolojisi tüplerden geçişi garanti etmez.

Tüplerin iç yüzeyindeki mukozal katlantılar ve mukus spermin tüp içinde geçişini yavaşlatır, böylece fallop tüpünde sperm varlığını uzatır ve birden fazla spermin yumurtayı döllemesini engeller. Spermin yumurtayı döllemesi tüpün ampulla bölgesinde gerçekleşir.

Spermlerin dölleme yeteneğini kazanması için önce bazı aşamalardan geçmesi gerekir. Sadece kapasitasyon sürecini tamamlayan spermler tüpün ampulla bölgesine doğru ilerleyebilirler. Kapasitasyon spermlerin üreme kanalları içinde dölleme yeteneğini tam olarak kazanması ve dölleme için uygun hale gelme sürecidir.

Kapasitasyon sonunda sperm Akrozom reaksiyonu, yumurta dış zarı olan zona pellusidaya bağlanma ve hiperaktif hareket özellikleri kazanır. Kapasitasyon hipermotil spermi sağlamakta ve artmış hız yumurta dış zarı olan zonayı geçebilmek için kritik bir faktör olmaktadır. Kapasitasyon süreci ortalama 7 saat sürer.

Sperm yumurtanın olduğu yere ulaştığında veya foliküler sıvı denilen yumurtanın içinde bulunduğu sıvı ile temas ettiğinde daha ileri ve ciddi değişimler geçirir.  Kapasitasyonun bir kısmı erkek kanalları olan epididimde bir kısmı da kadında rahim ağzındaki mukustan geçerken gerçekleşir.

Her ne kadar kapasitasyon spermin kadının genital kanalında geçireceği değişiklikler olarak tanımlansa da sperm laboratuarda özel sıvı ortamlarında kısa bir süre bekletilince dişi üreme kanalında olmadan da dölleme yeteneği kazanabilir. Laboratuar ortamında kapasitasyon için gerekli süre 2 saattir.

Sperm yumurtaya yaklaştığı zaman AKROZOMAL TEPKİME meydana gelir, bu spermin yumurta zarını geçmesi için gereklidir. Sperm zarı eriten bir enzim olan AKROSİN salarak yumurta zarını geçer.