Sıkça Sorulan Sorular

Kadın yaşının 35 ve üzerinde olması; Yumurtalık rezervinin iyi durumda olmaması; Tüplerde hidrosalpenks olması; Rahim içi tabakasının tedavi sırasında ince olması; Endometrioz kistinin veya miyomların mevcudiyeti; Şiddetli sperm bozuklukları; Sigara Kullanımı; Aşırı kilolu olmak; Evlilik süresinin uzun olması; Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları
Kadında yumurtlama ile ilgili problemler varsa yumurtlamanın gerçekleşebilmesi için ilaç tedavisi yapılır. İlaçlardan sonra yumurtaların gelişimi ultrason ile takip edilir.
Tüp bebek tedavisinde yumurtalıkların uyarılması ve istenilen sayıda yumurta gelişmesinin sağlanması için günlük yumurta gelişimini uyaran hormon iğneleri kullanılır.
Muayene ve testler sonrasında kadının yaşına ve kadının yumurtalık rezervine göre tedavi yöntemi belirlenir.
Transfer edilen embryo sayısı arttıkça gebelik şansı artmakla birlikte çoğul gebelik riski de artmaktadır.
Tüp bebek tedavisi her zaman tek denemede gebeliğin elde edilebildiği bir tedavi yöntemi değildir. İlk denemelerde gebelik elde edilemeyen durumlarda tekrarlayan tedaviler sonrası hamilelikler sıktır.
Tüp bebek tedavilerinde yumurtalıkları uyarmak ve yeterli sayıda yumurta toplayabilmek amacı ile hormon içeren iğneler kullanılır.
Tüp bebek tedavisinde hamilelik şansı yaşa göre değişmekte ve yaş ilerledikçe gebelik şansı azalmaktadır. Gebe kalabilme oranları bir deneme için 30 yaşın altındaki kadınlarda %60’lar civarında iken 35 yaş üzerinde %40’lara, 40 yaş üzerinde ise yüzde 15’lere kadar düşmektedir.
Kısırlık tedavilerinde çiftlerin ve özellikle anne adayının stresten mümkün olduğunca uzak kalması oldukça önemlidir. Sıklıkla karşılaştıkları “ne zaman çocuğunuz olacak” sorusu var olan stresi tetikleyebilir. Tedavi süreci doğurganlıkla sonuçlanmayabilir, çiftlerin bunu bilerek sürece başlamalarında fayda vardır. Tedavi sürecinde en sık rastlanan durumlardan biri depresif duygu durumudur.