Sıkça Sorulan Sorular

Bebek sahibi olmak, topluma yeni bir birey yetiştirecek olmanın heyecanını yaşamak her çift için heyecan ve mutluluk vericidir.
Dünya Sağlık Örgütü % 10-15’lik bir oranı önerir, ’nin üstünü çok yüksek olarak tanımlar. Bugün dünya ortalaması % 15; en yüksek oran Karayipler ve Latin Amerika’da iken en düşük oran Afrika’da (%3.5). 
1 yıl süre ile bir korunma yöntemi uygulamadan ve düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen kendiliğinden gebe kalmayan çiftlerde tüp bebek öncesi tedavi yöntemleri başarısız olursa,  kadın veya erkekte yapılan tetkik ve incelemelerde doğal yollardan gebe kalmaya engel bir durum tespit edilirse tüp bebek uzmanına başvurmak gerekir.
Tüp bebek tedavilerinde mutlu sona ulaşabilmenin en kolay ve maliyeti düşük olan yolu öncelikle doğru tanının konması ve gebeliğin önündeki engellerin kaldırılmasıdır.
Tüp bebek tedavileri 18-45 yaş arasında uygulanabilir. Ancak kadınlarda yaş ilerledikçe hem üretilen yumurtanın kromozomal olarak hataya yatkınlığının artması hem de yumurtalık rezervinin azalması nedeniyle gebelik şansı azalır ve oluşan gebeliğin düşükle kaybedilme riski artar.
Kadın yaşının 35 ve üzerinde olması; Yumurtalık rezervinin iyi durumda olmaması; Tüplerde hidrosalpenks olması; Rahim içi tabakasının tedavi sırasında ince olması; Endometrioz kistinin veya miyomların mevcudiyeti; Şiddetli sperm bozuklukları; Sigara Kullanımı; Aşırı kilolu olmak; Evlilik süresinin uzun olması; Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları