Nilgün Turhan
Abdi İpekçi Cd. No 61 Reasürans Han 2 Kat 5, Maçka, Harbiye, 34367 Şişli/İstanbul
  • EN

Gebelikte Sık Görülen Sorunlar

Memelerde büyüme ve gerilme hissi: Hormonal değişikliklere bağlı olarak memelere olan kan akışı artar, süt kanalları büyür ve gelişir. 20. haftadan itibaren meme ucundan süte benzer bir sıvı gelebilir. Sıkmamak gerekir.

Bulantı ve/veya kusma: Genellikle gebelikte salgılanan β-hCG hormonunun etkisiyle olduğu düşünülür. Bulantılar 12 haftadan sonra azalarak kendiliğinden kaybolur. Midenin boş kalmaması, az ve sık kuru gıdaların tüketilmesi, baharatlı yağlı kızarmış gıdalardan uzak durulması önerilir. Ayrıca bol su içilmelidir. Bulantı ve kusmanın çok şiddetli olup besin alımını çok azalttığı duruma hiperemezis gravidarum denir. Bazen hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekebilir. Doktora danışmadan bulantı ilacı kullanmak doğru değildir.

Halsizlik, yorgunluk hissi ve uyuma isteği: Gebeliğin ilk üç aylık döneminde sürekli uyuma isteği, yorgunluk hissi vücudun gebeliğe alışmaya çalıştığı bu dönem için normal kabul edilir. Üç aydan sonra uyku düzeni normale döner. Gebeliğin son döneminde ise bebeğin hareketleri ve sık idrara çıkmak yüzünden uykusuzluk çekilebilir. Uyumadan önce ılık bir duş almak, ılık bir bardak süt içmek veya kitap okumak faydalı olabilir. Çay, kahve kola gibi içeceklerden uzak durulmalıdır.

İdrar sayısında artış: Gebeliğin özellikle ilk üç ayında ve son üç ayında sık görülür. Nedeni, büyüyen rahmin komşusu olan idrar torbasına yaptığı baskı nedeniyle idrar torbasının kapasitesinin azalmasıdır. Normale göre daha az idrarla, idrar torbasında dolma hissi oluşur. İdrar yaparken yanma, sızlama gibi şikayetler olduğunda idrar yolu enfeksiyonu olabileceğini düşünerek doktorunuza başvurunuz.

İştah Değişiklikleri: Artan besin gereksiniminden ötürü gebelik ilerledikçe iştah artışı olur. Bunun özellikle belirli bir grup besine karşı olması halk arasında aşerme olarak adlandırılır. Bunun tıbbi bir açıklaması yoktur. Anne adayı normalde hoşlanmadığı bir besine karşı istek duyabilir veya çok sevdiği bir besine tiksinti duyabilir.

Kilo Alımı: Gebelikteki en belirgin değişikliklerden biridir. Dengeli beslenen bir gebe ideal olarak 10-14 arasında kilo alır.

Mide Barsak Şikayetleri: Gebelikte progesteron hormonunun etkisiyle mide ve barsak düz kaslarında gevşeme olur. Yemek borusu ve mide arasındaki kas gevşek kalır. Asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçışı kolaylaşır. Besinlerin mideden barsaklara geçtiği süre uzar. Bundan dolayı mide yanması ekşimesi ve şişkinlik sık görülen bir problemlerdir. Az miktarda ve sık yemek yemek, yağlı asitli yiyecek ve içeceklerden uzak durmak gerekir. Yemek yedikten sonra an az 2 saat boyunca yatar pozisyona geçilmemelidir.

Diğer bir önemli problem de kabızlıktır. Bol miktarda su (günde en az 3 litre) içilmeli, posalı gıdalar (sebze, baklagiller, meyve, salata, kepekli ekmek) yenmelidir. Eğer kabızlık uzun süreli bir problemse hemoroide (basur) neden olabilir. Kabızlık önlenmezse makat bölgesinde ağrılı ve kanamalı şişlik oluşur. Bu durumda doktora başvurmak gerekir.

Diş eti Değişiklikleri: Gebelikte dişetlerinde dokusal değişikliklere bağlı olarak şişlik ve ağrı olur. Fırçalama sırasında kolay kanar. Dişler sık sık fırçalanmalı, masaj yapılmalı ve uygun yumuşaklıkta diş fırçası seçilmelidir.

Çarpıntı-Tansiyon Problemleri: Gebelik boyunca kanı oluşturan sıvı (serum) ve şekilli elemanlar önemli ölçüde artış gösterir. Kalbe binen yük gebelik öncesi duruma göre %50 artar. Tüm bu değişiklikler fetusa yeterli besin ve oksijenin gönderilebilmesi için gerçekleşir. Böylece kalp atım hızı bir miktar artar. Gebeliğin ilk yarısında tansiyonda hafif bir azalma olabilir. Bu da bayılma hissine neden olabilir. Çarpıntı çok şiddetli ve uzun süreli olursa anemi (kansızlık) araştırılmalıdır.

Varisler: Gebelikte karın içindeki basıncın artışı toplar damarlarla kanın kalbe dönüş hızını yavaşlatır. Özellikle son dönemde daha belirginleşerek bacaklarda ve genital bölgede görülebilir. Çok uzun süreli hareketsiz olarak ayakta durmaktan kaçınmak gerekir. Ayakları yükselterek oturmak faydalıdır. Bacakları çalıştıracak ufak hareketkler yapılabilir. Gebeler için hazırlanmış özel varis çorapları kullanlılabilir.

Ödem: Vücuttaki sıvı miktarının artışına bağlı olarak özellikle son aylarda ellerde ve ayak sırtında ödem (şişlik) olabilir. Uzun süreli ayakta durmak bu durumu artırır. Eğer ödem özellikle bacak ön yüzünde belirginse preklampsi (gebelik zehirlenmesi) için dikkatli olunmalıdır. Tansiyon ölçümü ve idrarda protein varlığının araştırılması için doktora başvurulmalıdır.

Baş ağrısı: Özellikle gebeliğin erken döneminde biraz daha fazla görülür. Gebelik süresince şiddeti değişebilir. Mecbur kalmadıkça ve doktora danışmadan ağrı kesici ilaç kullanılmamalıdır.

Kramplar: Gebeliğin ilk yarısından sonra beliren şikayetlerdendir. Daha az fiziksel aktivite, bacaklara daha fazla yük binmesi, daha az kalsiyum ve magnezyum alımına bağlı olabilir. Uygun egzersizler ve bol süt-süt ürünlerinin tüketilmesi krampları azaltır.

Bel ve sırt ağrıları: İlerleyen gebelik dönemi ile birlikte artan ağırlıkla beraber omurgada pozisyon değişikliği olur. Bel ve sırt omurlarında içe dönük bir eğim oluşması, bu durumu devam ettirebilmek için omurga çevresindeki kasların uzun süreli kasılı kalmaları nedeniyle bel ve sırt ağrıları çok sıktır. Otururken bel bölgesini uygun büyüklükte bir yastıkla desteklemek, ortopedik ayakkabı giymek (hafif topuklu olmalı), ortopedik veya çok yumuşak olmayan bir yatakta yatmak bu yakınmaları azaltabilir.

Akıntı: Gebelikte vajinal akıntı miktarında belirgin artış olur. Normal olan bu akıntı renksiz ve kokusuzdur. Eğer akıntı sarı-yeşil renkli ve kötü kokulu ise doktorunuza başvurun. Gebelik sırasında görülen vajinal enfeksiyonlar erken doğum, erken suların gelmesi gibi istenmeyen durumlara neden olabilir.

Cilt Değişiklikleri: Cilde rengini veren melanin pigmentinin bölgesel artışı nedeniyle bazı bölgelerde cilt değişiklikleri görülebilir. Güneş ışınlarından korunmak gereklidir. Bu lekeler doğum sonrası azalarak kaybolacaktır. Ciltteki benlerin büyüklüğü ve renginin koyuluğunda artış olabilir.

Özellikle karın bölgesinde belirgin olmak üzere hızlı kilo alımına bağlı olarak çatlaklar oluşabilir. Bu çatlakların derinliği ve miktarı cildin esneme yeteneği ile yakından ilişkilidir. Bol su içmek, esnekliği artıran kremler kullanmak bunları azaltabilir. Ciltteki kaşıntıların nedeni genellikle cildin gerilmesidir. Ilık duş almak yada nemlendirici kullanmak faydalı olabilir.

El ve parmaklarda uyuşma-karıncalanma: Bilekteki sinir liflerinin ödem nedeniyle basıya uğraması (karpal tünel sendromu) özellikle sabahları belirginleşir. Gün içinde şiddeti azalır.

Psikolojik Değişiklikler: Hormonal değişikliklerin neden olduğu düşünülen aşırı alınganlık, hüzün, sinirlilik, uyku düzeninde bozukluk gibi farklılıklar olabilir. Bu konuda ailenin desteği önemli ölçüde rahatlatıcıdır.

Gebelikte İlaç Kullanımı: Son adet tarihinden itibaren 30. ve 60. günleri arası organ gelişiminin olduğu ve dış etkenlerden en çok etkilenilen teratojenik dönemdir. Bu dönemde çok gerekli olmadığı ve doktorunuz gerekli görmediği sürece ilaç kullanılmamalıdır. İlk ayda kullanılan ilaçlar için genellikle ya hep ya hiç kanunu geçerlidir. Yani gebelik ya düşükle sonuçlanır ya da etkilenmez.

Gebelik ve cinsellik: Gebelik süresince belirli durumlar dışında son üç haftaya kadar cinsel ilişki için herhangi bir yasak yoktur. Vajinal kanama, erken doğum tehdidi, gebelik kesesinin erken açılması, partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması gibi durumlarda cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır.

Gebelik ve seyahat: Gebelik yolculuk yapmaya engel bir durum değildir. Seyahat süresince sık mola verilmeli, bol su içmeye özen gösterilmelidir. Uçak yolculuğunun sakıncası yoktur. 28. haftadan sonra doktorunuzdan sakınca olmadığına ait rapor almanız gerekir.

Gebelik ve manyetik alan: Binaların girişlerinde güvenlik nedeniyle kullanılan cihazların gebelik için herhangi bir tehlikesi yoktur. Gerektiğinde gebelere tanı amaçlı MR çekilebilir.

Emzirme: Anne sütü bebek için en uygun besindir. İçeriği açısından sindirimi kolaydır. Bebeğin bağışıklığına ciddi katkıda bulunur. Anne ile bebek arasında güçlü bir bağ oluşturur ve sayılamayacak kadar faydası vardır. Gebelik süresince emzirmenin ne kadar önemli ve gerekli olduğunun bilincine varmak şarttır. Emzirme ile ilgili hazırlıklar yapılmalıdır. Özellikle meme ucu problemi olan anne adaylarının gebeliğin son 1 ayından itibaren uygun kremlerle emzirmeye hazırlanması iyi sonuçlar verir. Son aylarda memeden süte benzeyen sıvı gelmesi normaldir.